Elmas Kafes
By Selin Aksoy
romance · 2026-04-23
Leyla, ailesinin borçları yüzünden Volkan Alkan ile evlenmeyi kabul eder. Düğün gerçekleşir ve balayı için Maldivler'e giderler. Volkan, Leyla'ya evliliğin sadece bir anlaşma olduğunu ve ondan sorun çıkarmamasını ister. Maldivler'de Volkan'ın sevgilisi Selin ile tanışır ve Leyla, evliliğinin nasıl bir şey olacağını anlar.
Bölüm 1
Elmas Kafes
Gelinliğin dantelleri tenimi okşarken, aynadaki yansımama yabancı gibi bakıyordum. Bu ben miydim sahiden? Leyla Demir, sıradan bir çiçekçinin kızı, şimdi ülkenin en güçlü ailesinin varisiyle evlenmek üzereydi. Kaderin acımasız bir cilvesi mi, yoksa önceden yazılmış bir senaryo muydu, bilemiyordum.
Ailemin borçları yüzünden, babam beni Alkan ailesine 'sattı'. Daha doğrusu, evlenmem için 'ikna etti'. Borçlarını silmeleri karşılığında, Volkan Alkan'la evlenmeyi kabul ettim. Volkan, yakışıklı, karizmatik ve acımasızdı. Gözlerinde okunmayan bir karanlık vardı. Sanki ruhu hiç güneş görmemiş gibiydi. Ama tüm bunlara rağmen, Alkan ailesinin veliahtıydı ve benim gibi bir kız için ulaşılmaz bir hayaldi.
Düğün hazırlıkları haftalardır sürüyordu. Her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüştü. Benim düşüncelerim hariç. Kimse bana ne istediğimi, ne hissettiğimi sormamıştı. Sadece bir kukla gibi giydirilip süslenmiştim. Sanki bir mal gibi elden ele dolaştırılıyordum.
Kilisenin kapıları açıldığında, kalbim göğsümde deli gibi atmaya başladı. Babam koluma girdi ve beni sunağa doğru götürmeye başladı. Gözlerim Volkan'ı aradı. Sunağın önünde, siyah takım elbisesi içinde heybetli bir şekilde duruyordu. Yüzünde ifadesiz bir maske vardı. Bana bakmıyordu bile. Sanki zorla buradaymış gibiydi. Belki de zorla buradaydı.
Babam beni Volkan'ın yanına bıraktı. Volkan sonunda bana baktı. Gözleri buz gibiydi. İçimde bir ürperti hissettim. Bu adamla bir ömür geçirecek miydim? Bu adamın karısı mı olacaktım? Bu adamın yatağına mı girecektim?
Nikah memuru konuşmaya başladı. Kelimeleri beynimde yankılanıyordu ama anlamlarını idrak edemiyordum. Sadece Volkan'ın 'evet' dediğini duydum. Sırada ben vardım. Ağzımı açtım ve 'evet' kelimesi dudaklarımdan döküldü. İşte o an, hayatımın en büyük hatasını yaptığımı anladım.
Kiliseden çıktıktan sonra, lüks bir limuzine bindik. Volkan yanımda oturuyordu ama sanki aramızda kilometreler vardı. Konuşmuyordu, bana bakmıyordu. Sadece dışarıyı seyrediyordu. Ben de sessizce camdan dışarıyı seyretmeye başladım. İstanbul'un ışıkları üzerimize düşüyordu. Sanki üzerimize yağan bir lanet gibiydi.
Balayı için Maldivler'e gidecektik. Özel bir jet bizi bekliyordu. Uçağa bindiğimizde, Volkan bana bir şey söyledi. Sesi buz gibiydi.
"Bu evlilik bir anlaşma, Leyla. Sakın unutma. Senden tek bir şey istiyorum: Bana sorun çıkarma."
Bu sözler kalbime bir hançer gibi saplandı. Demek ki her şey bu kadar basitti. Ben sadece bir sorundan ibarettim. Bir anlaşmanın parçasıydım. Bir eşya gibiydim.
Maldivler'e vardığımızda, lüks bir villaya yerleştik. Villa, cennet gibiydi. Ama benim için bir anlamı yoktu. Çünkü içimde cehennemler yanıyordu.
Akşam yemeği için hazırlandım. Volkan beni bekliyordu. Restorana indiğimizde, Volkan'ın yanına genç ve güzel bir kadın geldi. Volkan kadını öptü ve bana döndü.
"Leyla, tanış. Bu Selin. Benim... arkadaşım."
Gözlerimden yaşlar süzülmeye başladı. İşte o an, evliliğimizin nasıl bir şey olacağını anladım. Ben sadece bir vitrin mankeniydim. Volkan'ın hayatındaki tek kadın ben değildim. Hatta belki de hiç olmamıştım. Ama Selin'in gözlerindeki nefret, Leyla'yı derinden sarstı. Bu evlilik, hiç de Leyla'nın hayal ettiği gibi olmayacaktı. Gerçek kabus şimdi başlıyordu. Volkan, Selin'in elini tutarak, “Selin’le biraz özel konuşmamız gerekiyor, Leyla. Sen odana geçebilirsin.” dedi. Leyla, gözyaşlarını silerek, “Elbette,” diye fısıldadı ve arkasını dönerek villaya doğru yürümeye başladı. Odasına girdiğinde, yatağın üzerine çöktü ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Bu evlilikten kurtuluşu var mıydı, yoksa sonsuza dek bu elmas kafesin içinde mi hapsolacaktı?