Ay Tutulmasının Laneti

Ay Tutulmasının Laneti

By Merve Tunç

werewolf · 2026-04-23

Aylin, on sekizinci yaş gününde kurt formuna ilk kez geçer ve ruh eşini bulmayı umar. Ancak, Alfa'nın oğlu Arslan tarafından reddedilir. Tam umutları yıkılmışken, ormanın derinliklerinden gelen gizemli bir uluma sesi duyulur.

Bölüm 1

Ay Tutulmasının Laneti

Soğuk bir rüzgar, sırtımdan aşağı doğru kayarken, kasabanın kilisesinin tepesinde beliren kızıl ay, içimde bir ürpertiye neden oldu. Bu gece, on sekizinci yaş günüm ve kurt formuma ilk kez geçeceğim geceydi. Ancak, bu gece aynı zamanda kaderimin belirleneceği, ruh eşimi bulacağım geceydi. Ya da bulamayacağım...

Adım Aylin. Ay ışığı kadar solgun tenim ve gece kadar karanlık saçlarım yüzünden bu ismi vermişlerdi bana. Taşyaran Vadisi'nin en küçük ve en zayıf kurduydum. Sürü lideri olmaya hazırlanan, yakışıklı ve güçlü kurt Arslan'ın beni ruh eşi olarak reddedeceği korkusu, son günlerde uykularımı kaçırıyordu.

Taşyaran Vadisi, yüzyıllardır kurtadamların yaşadığı, gizli bir yerleşim yeriydi. Etrafı yüksek dağlarla çevrili, derin ormanlarla kaplı bu vadi, insanlardan uzak bir yaşam sürmemizi sağlıyordu. Sürümüz, sıkı kurallarla yönetilen, güçlü bir topluluktu. Her kurtadam, on sekizinci yaş gününde kurt formuna ilk kez geçer ve ruh eşini bulurdu. Ruh eşleri, birbirlerine sonsuz bir bağla bağlıydı ve birlikte sürünün en güçlü üyeleri olurlardı. Ruh eşi olmayan kurtlar ise, sürüde ikinci sınıf vatandaş muamelesi görürdü. Özellikle de alfa soyundan değillerse...

Kilisenin önündeki meydanda, diğer genç kurtlarla birlikte toplanmıştık. Heyecan ve korku karışımı duygularla birbirimize bakıyorduk. Ay yükseldikçe, içimizdeki kurt daha da sabırsızlanıyordu. Arslan, babası Alfa Demir'in yanında, vakur bir şekilde duruyordu. Gözleri, meydanda dolanırken, sanki ruh eşini çoktan seçmiş gibiydi. O an, kalbimin derinliklerinde bir sızı hissettim.

Alfa Demir, elini havaya kaldırarak sessizliği sağladı. “Bu gece, Taşyaran Vadisi için önemli bir gece. Yeni kurtlarımızın doğuşuna tanık olacağız. Ruh eşleri, birbirlerini bulacak ve sürümüz daha da güçlenecek!”

Alfa'nın sözleri biter bitmez, hepimizin içindeki kurtlar harekete geçti. Kemiklerim kırılır gibi oldu, derim yırtıldı, kaslarım yeniden şekillendi. Acı içinde yere yığılırken, etrafımda diğer genç kurtların da dönüştüğünü gördüm. Gözlerim kapandı ve kendimi ormanın derinliklerinde, dört ayak üzerinde koşarken buldum. Rüzgar, tüylerimi okşarken, içgüdülerim beni bir yöne doğru çekiyordu.

Koştum, koştum ve koştum. Ormanın derinliklerinde, bir su birikintisinin kenarında durdum. Sudan yansıyan görüntüm, beni bile şaşırtmıştı. Gözlerim, normalden daha parlak ve daha vahşiydi. Tüylerim, gece kadar karanlıktı. O an, içimdeki kurdun beni tamamen ele geçirmesine izin verdim.

Bir uluma sesi duydum. Bu, bir çağrıydı. Bir ruh eşinin çağrısı. Kalbim hızla çarpmaya başladı. Çağrının geldiği yöne doğru koşmaya başladım. Kısa süre sonra, ormanın derinliklerinde, büyük bir açıklığa ulaştım. Açıklığın ortasında, bembeyaz bir kurt duruyordu.

Kurt, bana doğru döndü. Gözleri, ay ışığı kadar parlaktı. O an, içimdeki kurdun tamamen sustuğunu hissettim. Bu, Arslan'dı. Sürü lideri olmaya hazırlanan, yakışıklı ve güçlü kurt Arslan. Kalbim umutla doldu. Belki de, kaderim değişecekti.

Arslan, yavaşça bana doğru yaklaştı. Gözleri, benim üzerimdeydi. O an, etrafımızdaki dünya durdu sanki. Aramızda görünmez bir bağ oluştu. Ruh eşleri, birbirlerini bulmuştu. Mutluluktan gözlerim doldu.

Ancak, Arslan'ın gözlerindeki ifade bir anda değişti. Gözlerinde, tiksinti ve öfke belirdi. Geriye doğru bir adım attı ve derin bir hırıltı çıkardı. “Sen mi? Benim ruh eşim sen olamazsın!”

Sözleri, kalbime bir hançer gibi saplandı. Ne olduğunu anlamadım. Neden beni reddediyordu? Gözlerimden yaşlar süzülmeye başladı. O an, kaderimin sonsuza dek değiştiğini anladım.

Arslan, bana son bir kez tiksintiyle baktı ve arkasını dönerek ormanın derinliklerine doğru koşmaya başladı. Beni, yapayalnız, terk edilmiş bir şekilde bırakarak…

Arslan'ın uzaklaşan siluetine bakarken, beklenmedik bir şey oldu. Ormanın derinliklerinden gelen, daha önce hiç duymadığım, ürkütücü bir uluma sesi yükseldi. Bu uluma, ne anlama geliyordu? Ve neden içimde tarifsiz bir korku uyandırıyordu?

Bölüm 2'ye Devam Et